karıncaları bile incitmediğimiz bir saatteyiz.
solgun duruyorsun, öylece karşımda. sorsam, anlatacak bir derdin yok ama anlatacak güzel hikayen de yok değil mi? şu hayatı nelerle geçiştirdiğimize bakıyoruz. tüm uyumlu olma çabalarına. başarıyoruz. başardığımız için huzurluyuz ama mutlu değiliz.
bize iki anı lütfen, biraz fotoğraf rica etsem.
karıncaların bizi incittiği bir saatteyiz.
otobana bakan bir evimiz var. gürültüsünden tek rahatsız olmayan, sen ve benim. bizlerin denizi bu arabalar. akıp gidiyor trafik. şu kamyonlar külüstür, arabalar kırmızı. ve sanırım ford.
bize iki bira lütfen. biraz çerez rica etsem.
karıncaların incindiğine emin olmadığım bir saatteyiz.
ısrarla konuşuyorsun. hayat çok zor. ben biraz acıktım. ben zaten hep açım. ben güzel bir hikaye dinlemek istiyorum. en bana ne anlatıyorsun.
bize iki pencere lütfen. biraz rüzgar rica etsem.
karıncaların incir yediği bir saatteyiz.
bu pek olmadı.
yine de güldüğüme sevindin.
otobana bakan evimizi bir tek biz seviyoruz. bizi bir tek biz seviyoruz. henüz karınca basan bir evimiz yok. karıncalar üzerine kafa yoracak kadar vaktimiz var, aslında diyorum, herkesin buna vakti var çünkü karıncalar zaten küçük. karınca kararınca, güneş de çekilmiş olur bence, buna ne diyorsun?
bize iki uyku lütfen, biraz rüya rica etsem.